2. ULUSLARARASI 24 SAAT ÇEKMEKÖY DAĞ MARATONU (13-14 ARALIK 2014)

07

2014 Haziran ayındaki yarışa gidemeyince kahrolmuştum resmen. Bu yarışa da gelemiyordum az daha ama şans bu sefer yüzüme güldü. Sabaha karşı eve geldiğimde kısa zamanda yarış çantası hazırlamanın ne kadar eziyet ve korkutucu bir iş olduğunu fena şekilde anladım. 2 hafta kadar önce BaTa dan hacmi büyük bir çanta ödünç almayı akıl ettiğime sevindim o an.

Neyse çantayı işe yarayan yaramayan şeylerle doldurup yarış alanına vardık. Saat 9’da Özgür  ile beraber başladığımız yarış gayet keyifli gidiyordu.

2215

(Rakipleri keserle ekarte edip kürsüyü garantilemek)

Özgür 12 saatlik yarışını 60K ile bitirince artık tek tabanca takılma vakti gelmişti. Tek kalınca düşünüp planlama yapmam gereken birsürü fikir üşüşmeye başladı sırayla. Onlarca yıldız kaymasına şahitlik etti gözlerim bu arada. Fikirleri hizaya soktum ama sabaha karşı gördüğüm halüsinasyon (tahmini 05:30 suları) allak bullak etti beni.

Kolay değildi aslında Çekmeköy’de olmak benim için. Zira halüsinasyonu gördüğüm vakitlerde uykusuzluğum 47. saatini yaşıyor, bu 47 saat uykusuz kalmış beden burada olmak için bir uçak yolculuğu bir de üstüne 4 saat kadar şehirlerarası araç kullanmış bulunuyordu (direksiyonda uyumadım bu sefer).

Sonra ilerleyen saatlerde yarış sonuna kadar yol dostum olacak olan bir Alman Çoban Köpeği katıldı serüvene (hep atıl hep atıl nereye kadar?).

08


Güneş yorgun gözlerimi etkilemeye başlamıştı ki İlhan Vatansever ile karşılaştım. Tüm azmiyle devam ediyordu yolculuğuna.

12

Sonra Bakiye Abla araçla yanımdan geçerken son yarım saat kaldığını, saat tam 9 da halen etapta kalırsam arabaya alacaklarını söyledi. Son demlerimde etapta kalmak istemiyordum açıkcası ve “4K’yı da koşamazsın herhalde” diyen iç sese inat koşmaya başladım ve koştukça da abartısız daha da açıldı bacaklar. Ancak çadırlara yaklaşmaya başladığımda az önce başlayan burun kanaması şiddetini arttırıp yavaşlamama sebep oldu.

31

23 saat 57 dakika sonra 105K ile yarışı bitirmiştim. 5 mayınlama faaliyeti ve her 15K da bir çadırdaki yemek molaları hariç (en uzunu 25dk diye hatırlıyorum) hiç durmadım, hiç dinlenmedim, hiç uyumadım (bu sefer ayakta bile).

Şeker Bayramı’nda yaptığım toplamda tahmini bisikletle 500K civarı süren Trakya Turu’ndan sonra keyif aldığım en güzel faaliyetlerden biri ve kendime kanıtlamam gerekenleri yerine getiren bir koşu oldu.

Cehenneme bile düşünmeden beraber gidebilinecek dostlarla aynı havayı solumanın tarifi yok…

06Bu koşuyu ve aldığım 3.lük kupasını, yapılan yanlışlar sonucu ceza almasın diye hep beraber bir adım öne çıktığımız, asla satmadığımız, birbirimizi asla yalnız bırakmadığımız kardeşlerime ithaf ediyorum…

Reklamlar
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s